Ziyan Olan Dört Yıl

Bir İmam Hatip Lisesi öğrencisiydim. Mezun olmama iki ay kala, okul birincisi olarak bitireceğim okulumdan ayrılmak zorunda kaldım. Anadolu’daki okullarda hala başörtüsü ile okunabilen İHL’ler vardı çünkü. Bu kadarla da bitemedi hikayem. Üniversite sınavı vardı önümde. Başörtülü olarak girdiğim için sınavımı iptal ettiler. Sonraki yıl yine, ve bir sonraki yıl yine… Dördüncü defa üniversite sınavına“Ziyan Olan Dört Yıl” yazısının devamını oku

Bir Mektupla Son Verilen Hayaller

Ben Uludağ Üniversitesi Kimya Bölümü 2. sınıf öğrencisiyken 28 şubat dönemiyle baş başa kaldık. Hala da bu dönemin ceremesini çekiyoruz. Hayalim kimyager olmaktı ama o zamanın darbecileri, başörtü düşmanları önce sınıfta örtümüze hakaret etmeye başladılar ve dersten attılar aşağılarcasına. Daha sonra ise rektörlük, kampüs girişine silahlı asker yerleştirdi. Otobüslerde tek tek denetim yapılıp başörtülü öğrencileri“Bir Mektupla Son Verilen Hayaller” yazısının devamını oku

“İstanbul’dan Üsküdar’a Yol Gider”… Peki ya 28’den 8’e?

Tarihi Yarımada’dan Üsküdar’a yol gittiğini söylemekte herhalde türkü. Bir bağ var yani, asıl İstanbul ile, Sur İçi ile, Üsküdar arasında. Üsküdar da İstanbul’a dâhil[1] o vakit. Doğrudur. Arada deniz de olsa, bir bağ var. O sebeple, karşıdan İstanbul’un fethini görmeklikle, fethe şahit olmaklıkla aklında tutuyor şair Üsküdar’ı[2]… Peki, 28 Şubat’la 8 Mart arasında bir ilişki olabilir““İstanbul’dan Üsküdar’a Yol Gider”… Peki ya 28’den 8’e?” yazısının devamını oku

Mesafeli Görünmek

Aynı okulda görev yaptığım arkadaşım aynı zamanda komşumdu. Alt katta oturan, evimize yakın ilkokulda görev yapan diğer bir komşum da vardı. İkisi evimde birkaç defa karşılaşıp sohbet etmişlerdi. Bir gün başörtülü arkadaşım, Kadıköy vapurunda alt komşumla karşılaşmış. Yanında okuldan öğretmenlerle sohbet ederek binmişler vapura. Başörtülü arkadaşımı gördüğünde karşılıklı oturmalarına rağmen onu tanımazlıktan gelip selam bile“Mesafeli Görünmek” yazısının devamını oku

“Okuma yazmanız var mı?”

Üsküdar İmam Hatip Lisesi’nde görev yaparken başörtüsü ile derse girdiğimiz için ben ve öğretmen arkadaşlarım açığa alındık. Avukata vekalet vermek için bir grup öğretmen notere gittik. Noterdeki işlemlerimizi yapan kız “Hepinizin okuma yazması var mı?” dedi. Biz de “Hepimiz öğretmeniz” dedik. Doktorasını yapmış bir öğretmen arkadaşımız dolama omuzlarını örten büyük eşarp kullanıyordu. Onun kimliğini işaret““Okuma yazmanız var mı?”” yazısının devamını oku

“Senin annen öğretmen olamaz, o başörtülü”

28 Şubat döneminde istifa ettim öğretmenlikten. Kızım ilkokula gidiyordu. Okulunda benim ilk görev yaptığım okulda birlikte çalıştığım beden eğitimi öğretmeni de görev yapıyordu. Kızımın sınıfında bir arkadaşı, kızım benim de öğretmen olduğumu söylediğinde “Senin annen öğretmen olamaz, o başörtülü” demiş. Kızım da “Gel Naim Öğretmene gidelim annemin selamını söyleyelim” demiş. Yanına gittiklerinde Naim Bey “Hoşgeldin““Senin annen öğretmen olamaz, o başörtülü”” yazısının devamını oku

“Tabii ki duymazsın, kulaklarını kapatmışsın”

1990 yılında üniversitede 1. Sınıftayken, özellikle bir hocam düzenli olarak başörtümle ilgili alay, aşağılama ifadeleri kullanarak, sınıfta bana mobbing uyguluyordu. Sınıftaki gürültüden ola ki söylediğini duyamazsam ” Tabii ki duymazsın, kulaklarını kapatmışsın.” diyerek kahkahalar atıyordu. Birkaç arkadaşım da ona eşlik edince, 17 yaşında bir genç olarak, kendimi çok kötü hissediyordum. Oysa duymayan kız, erkek başka““Tabii ki duymazsın, kulaklarını kapatmışsın”” yazısının devamını oku

Başörtümle Emekli Olacağıma İnancım Tamdı

Ben başörtümü başımda saadetle taşıyan bir öğretmenim. Dindar bir çevrede büyümedim ama dini yaşantının tüm Anadolu’da gelenekselleşmiş şekilde cereyan ettiği bir çocukluk yaşadım. Şule Yüksel’in Huzur Sokağını okuduğumda on iki yaşındaydım. Allah’ın rızasına nail olmak en büyük arzularımdandı. Babam erkeklerle karışık bir ortamda okumayayım diye beni ortaokula göndermemişti. Bilmek ve anlamak hayatta en çok haz“Başörtümle Emekli Olacağıma İnancım Tamdı” yazısının devamını oku

Adil Olmayan Özgür

Yıl 2003. Boğaziçi’nde ilk ayımdı, üniversite bursuna başvurmuştum. Burs mülakatlarına çağrıldım. Mülakata daha önce katılanlar dediler ki burs mülakatında mavi gözlü kel biri var, ismi Özgür’dü sanırım, o kapalılara burs vermiyor, ismin onun listesinde ise burs alamazsın. İnanmadım pek, gayet iyi niyetliydim odaya girerken, bahsettikleri kel ve mavi gözlü kişi okumuştu ismimi. Masaya geçtim, ceketimi“Adil Olmayan Özgür” yazısının devamını oku

Ama Daha Ötesi Yok

28 Şubat darbesinin yaşandığı yıldı. İki başörtülü olarak ben bölüm ikincisi, arkadaşım ise bölüm birincisi olarak mezun olmuştuk. O tarihe kadar bizim bölümden ortalaması üç üzerinde hiç bir öğrenci mezun olamamıştı. Ben yüksek lisansı sanırım o dönemde fakültede en yüksek ortalama ile bitirmiştim. Beni çok seven sevgili hocam… Yurt dışı doktora için referans mektubu yazmayı“Ama Daha Ötesi Yok” yazısının devamını oku